Yeni Akit 6284 Türk hukukuna uygun değil

Yeni Akit 6284 Türk hukukuna uygun değil

Boşanmalarda eşlerin ölünceye kadar maaş ödemesine bile yol açabilen ‘süresiz nafaka’ konusunda Avukat Merve Türkmen Kaplan Akit’e önemli açıklamalarda bulundu. Kaplan, nafaka sisteminin adil olmadığını belirterek, “6284 Sayılı Kanun, Türk hukuk sistemine uygun değil” dedi.

 
 

Nafaka düzenlemesiyle ilgili tartışmalar gündemdeki yerini korurken, Avukat Merve Türkmen Kaplan, ‘süresiz nafaka’ ile ilgili Akit’e önemli açıklamalarda bulundu. Kaplan, 6284 Sayılı Kanun’u Türk hukuk sistemine göre tam oturmuş bir yasa olarak görmediğini belirterek, “6284 çok fazla suiistimallere açık bir yasa. İlk etapta bir koruma kararı bulunulduğunda gerçekten de erkeğin bir şiddet eğilimi var mı? Psikolojik bir baskısı var mı veya başka türlü zarar verme ihtimali var mı? Bunlar sorgulanmadan direkt, erkeğe 3 ay uzaklaştırma veriliyor. Aslında bunun sonucunda belki gerçekten de o süreçte evlilik birliği içerisinde bir fevrilikle kadın hareket etmiş olsa da, erkek çocukları olsa bile evine gelemiyor.  Sadece hakimin belirlediği şahsi görüş günlerinde şahsi münasebette bulunabilir. Bu durumda erkeğin haklarını kısıtlıyor” şeklinde konuştu.

 Delillendirme irdelenmeli!

 Kaplan sözlerine şöyle devam etti: “Kadın, 6284 Sayılı Kanun’un verdiği açıklıktan ve genişlikten dolayı hiçbir mağduriyet yaşamadığı halde vücudunun herhangi bir yerinde morluk yapıp, evi dağıtıp sonra karakola bir telefon açarak, ‘eşim geldi. Şöyle yaptı’ demesiyle birlikte gerçek durumdan tamamen farklı bir yöne kayabiliyor. Dolayısıyla bu yasa çok fazla oturmuş bir yasa olmadığı kanaatindeyim. Bununla ilgili ilk etapta koruma kararı verilirken, bir delillendirme olması gerektiğinin irdelenmesi gerekiyor. Bu konuda hakimler direk koruma kararı verdikleri için mağduriyetler fazla yaşanıyor.” 

Hakimler yüzde 99 koruma kararı veriyor

Hakimler açısından koruma kararının verilmesini değerlendiren Kaplan, “Çok fazla medya ve televizyonlarda izlediğimiz kadına yönelik şiddet, cinayetler ve yaralamalar, bunlarda da  acaba böyle bir durum olur ise ‘ben şimdi koruma kararını ret edeceğim’ ama  yarın bir gün başına bir şey gelirse  o durumda ‘ben bu kararı vermemiş olacağım’ diye bunun sorgulamasını yapıp riske atmamak adına genelde yüzde 99 böyle kararlar çıkartıyorlar” ifadelerini kullandı.

 “Süresiz nafaka adil değil!”

Süresiz nafakanın adil olmadığının altını çizen Kaplan, “Bizim kanunumuzda nafakada süre kısıtlaması ve sınırlaması yok. Dolayısıyla bana göre süresiz nafaka adil değildir. Bir nevi sosyal devlet rolü erkeğe yüklenmeye çalışılmaktadır. Boşanma davalarında nafaka tayini yapılırken bir takım hususlara dikkat edilmeli. Örneğin kusur ile birlikte nafaka alacaklısının yaşı, evli kalınan süre, çocuk olup olmaması ve nafaka alacaklısının eğitim durumu da önem arzetmeli ve değerlendirmeler buna göre yapılarak, sınırlı ve süreli bir nafaka öngörülmelidir. Şu anki mevcut düzenlemede herhangi bir hususa dikkat edilmiyor. Boşanmada en önemli durum kusurdur. Çünkü burada evlilik birliği biterken, eş kadın aldatmış bile olsa veya başka bir kusuru olsa bile eğer kadın işsiz ve erkek çalışıyorsa erkek kadına nafaka ödüyor. 3 ay evli kalıp çok uzun süre nafaka yükümlülüğü altına girilebiliyor. Bu durumda adil değil. Dolayısıyla nafaka süresi belirlenirken evli kalınan süre mutlaka dikkate alınmalı. Tazminat konusunda kanun, ‘boşanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat evlilik birliği içerisinde kusursuz ya da diğer taraftan daha az kusurlu eşe bir tazminat öder’ diyor. Ama nafakada hiç böyle bir düzenlemeden bahsetmemiş. En azından nafakada ki düzenlemede de kusurun ön planda olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

 Mevcut yasa erkeğin durumuna bakmıyor!

3 aylık tazyik hapsini doğru bulmadığını vurgulayan Avukat Merve Türkmen Kaplan, “İcra İflas Kanunu, ‘nafakaya yönelik şikayet yoluyla karşı taraf ödemediği takdirde, 3 ay hapiste tazyiki olur’ diyor. Kanun böyle dediği için erkeğin ekonomik durumuna bakılmaksızın icra takibi başlatılıyor. Kişi; parayı bulup-buluşturup, borcunu ödediği takdirde hapisten çıkabiliyor. Ancak bir sonraki ayı da, düşünmek zorunda. Çünkü yine ödeyemediği halde kadının tekrar şikayet hakkı oluyor. Bu süre böyle devam ediyor. Dolayısıyla hapis cezası kişiyi daha da olumsuzluğa ve çıkmaza sokan bir düzenleme” diye konuştu.